E-KAFKASYA
19 Mayıs 2012, 17:24 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: (¯`·._.· "www.kafkasvideo.net"·._.·´¯)

 
   Forum Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: "Ana dil bir insan için ana sütü kadar haktır ve helaldir."  (Okunma Sayısı 602 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
TYKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



« : 05 Ocak 2009, 21:22 »
Konuyu bölYukarı git

http://yenisafak.com.tr/Politika/?t=31.12.2008&c=2&i=159687

ANKARA(CİHAN)
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu, TRT'nin yeni yıla Kürtçe merhaba demesi ve tüm gün yayın yapmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Ana dil bir insan için ana sütü kadar haktır ve helaldir." dedi.
Aksu, yaptığı yazılı açıklamada, geçen hafta test yayınlarına başlayan TRT'nin yeni yıla Kürtçe merhaba demesini ve tüm gün yayın yapacak olmasını memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Bunu, demokratik standartlarımızın insanımızın hak ettiği mertebelere yükselmesi yolunda kıymetli bir adım olarak görüyoruz. İnsanının huzuru ve refahı temelleri üzerine kurulan AK Parti'nin tesis ve temin ettiği demokratik zeminde gerçekleşen bu adımın ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum." dedi.


Çağdaş demokrasilerin düşünce ve düşünceyi ifade, vicdan ve teşebbüs hürriyeti üzerine inşa edildiğini ifade eden Aksu, açıklamasına şöyle devam etti: "Tabuların gölgesinden hak ve özgürlüklerin aydınlığına geçişte AK Parti'nin enerjisinin ve ışığının oynadığı rolden ziyadesiyle memnunuz. "Mevlana'nın "aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır" misali aynı rüyayı görmek ve ortak hedeflere sahip olmak için aynı dili konuşmaya gerek yok, bir diğerine saygı ve hoşgörü bu yolun harcını oluşturmaktadır."


"Ana dil bir insan için ana sütü kadar haktır ve helaldir."diyen Aksu, açıklamasına şöyle devam etti: "Ana sütü yapısında nasıl en zengin ve rekabet edilemez minarelleri taşıyorsa, anadilde bir insan için ve o insanın kültürel varlığı için en temel anlamları taşımaktadır. İnsanın kimliğinin ve kişiliğinin oluşmasında, geçmişi ve geleceği arasında bağ kurmasında, dünyayı ve çevresini okumasında en temel role sahiptir. Özetle düşüncelerimizin açtığı, yeşerdiği gelişip büyüdüğü rengarenk bir çiçek bahçesidir.


Anadil; sadece yerel ve ülke çapında değil, evrensel kültür ve uygarlık denizini de besleyen en önemli kaynaktır. Türkiye 21. Yüzyılın parlayan ülkesi olma vasfını insanının huzuru ve üretkenliği üzerine inşa edecektir.Yeni yıla bu adımla selamlayan Türkiye, kendisini, düşüncesi, inancını özgürce ifade eden insanlarıyla geleceğine daha emin adımlarla yürüyecektir. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızın yeni yıllarını kutluyor, 2009 yılının sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum."



31.12.2008
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Toplumumuz içinde hayırlı olur inşallah.
Tyko hayrettin

« Son Düzenleme: 14 Ocak 2009, 14:35 Gönderen: serzeniste » Kayıtlı

ÖZGÜRLÜĞÜN YOLU TEK BAŞINA BİLE OLSA KENDİ İNANCINA BAĞLI KALMAKTIR
TYKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 21



« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2009, 22:59 »
Konuyu bölYukarı git


Yorum sizlerin artık.......

http://www.haber50.com/83810_YARIN-ARAPLAR-DA-CERKESLER-DE-ISTER-.html

YARIN ARAPLAR DA ÇERKESLER DE İSTER
 
 
 
Şeş'li CHP TRT Şeş'e Karşı! CHP lideri Deniz Baykal, yayın hayatına başlayan TRT'nin Kürtçe kanalına tepki gösterdi.. Devamı İçin Tıklayınız...
02/01/2009 - 09:02
TRT 6'nın 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren yayına giren Kürtçe kanalına CHP lideri Deniz Baykal'dan itiraz gedi . Baykal, "70 milyonun parasını sadece bir etnik grubun talepleri doğrultusunda harcayamazsınız" şeklinde konuştıu.

YARIN ARAPLAR DA ÇERKESLER DE İSTER

CNN Türk'te yayınlanan 'Ankara Kulisi' programında Fikret Bila ve Murat Yetkin'in sorularını cevaplandıran Deniz Baykal, TRT'nin Kürtçe yayınına ilişkin tereddütleri olduğunu söyledi. Devletin etnik dilde yayın yapma zorunluluğu olmadığını savunan Baykal, "Devletin parasıyla böyle bir işe girişmek ne kadar doğru? 70 milyonun parasını sadece bir etnik grubun talepleri doğrultusunda kullanamazsınız. Yarın Çerkesler de, Araplar da, Boşnaklar da çıkıp 'Bizim dilimizde de yayın yapın diyebilirler' şeklinde konuştu.

BİLEREK YAPIYORLARSA BÜYÜK TEHLİKE

Devletin 'etnik kör' olması gerektiğini belirten Baykal, "Bu yaklaşım etnik kimlikleri öne çıkartan bir yaklaşımdır. Devlet böyle bir yaklaşım içinde olmaz. Eğer bu yapılan farkında olmadan yapılıyorsa uyarıyoruz. Ancak bilinçli şekilde yapılmışsa, çok tehlikeli bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.

 
 

Kayıtlı

ÖZGÜRLÜĞÜN YOLU TEK BAŞINA BİLE OLSA KENDİ İNANCINA BAĞLI KALMAKTIR
gunepss
Site Yöneticisi
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 324



« Yanıtla #2 : 20 Ocak 2009, 23:26 »
Konuyu bölYukarı git

   
Çerkez televizyonu hayırlı olsun!

TRT Şeş yayına başladı; hayırlı olsun diyeceğim ama arşivime bakıyorum, bundan nerdeyse üç yıl evvel Kürtçe televizyon için ben tebrikatta bulunmuşum bile; yazının başlığı "Ser Xerebe!"Çok ileri görüşlü olduğumdan değil; o günlerde TRT 3, zannediyorum sabaha karşı saatlerde Kürtçe, Boşnakça, Çerkezce, Arapça gibi TC vatandaşlarının konuştuğu dillerde yayın yapmaya başlamıştı.
Yetersizdi, temsilî nitelikliydi, ottan çiçekten bahsediyordu ama aşılması gereken bir psikolojik eşikti. İşte o günlerde Kürtçe'de hayırlı olsun mânâsına gelen bir başlıkla Kürtçe'nin televizyon dili haline gelmesi hakkında bazı tahminlerde bulunmuş ve özetle, "Şimdi Kürtçe'nin sırtına 'dünyanın gailesi' biniyor. İşiniz zor; dileriz ki 'millî kimlik' sıkıntıları, bugünkünden daha fazla olmaz." demiştim.

Bu tahminin doğru çıkıp çıkmayacağını zaman gösterecek fakat basınımızda "Hayırlı olsun öyle yazılmaz, böyle yazılır!" diye editörlerin Kürt dili imlâsı hakkında kavgaya tutuşmalarının üstünden birkaç gün geçmeden Çerkez kardeşlerimiz alelacele sıraya girerek taleplerini hükümete ilettiler. Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Koordinatörü Cumhur Bal, bakınız ne söylemiş: "Kürtçe yayına başlayan TRT 6'nın adı aslında çok dilli kanal. Bu kanalın çok dilli hale gelmesi için Kürtçe dışında da yayınlar yapılması gerekir. Türkiye'de 6 milyon Çerkez var ve Çerkezler de kendi ana dillerinden yayın izlemenin zevkini alabilecekleri doyurucu, tatminkar yayınlar izlemek istiyor."

Yoo, katiyyen karşı değilim; bu gidişle TRT'nin televizyon yayınları, 18-20'ye kadar numaralandırılsa da bunda mahzur görmem. Neticede uydu kanal alıcı cihazlarının (receiver) yayın listesinde sayısı belki de bini geçen miktarda kanal yer alıyor. TRT'nin numaralı yayınları da bu sayıyı biraz daha artırır o kadar.

Benim bu alıntı cümlesinde en çok hoşuma giden şey, Türkiye'de 6 milyon Çerkez'in bulunduğu iddiası oldu sadece. Sayıları abartmayı çok seviyoruz fakat abartılı rakamları üst üste koyunca Türkiye'nin nüfusu resmi rakamların çok üstüne çıkıp 100 milyonu filan buluyor. O zaman da Nasreddin Hoca'nın ciğer yiyen kediyi tartması fıkrasında olduğu gibi böyle rakamlar ileri sürmenin ciddiyeti kalmıyor.

Belki de vaziyet, fıkralarda olduğu gibidir; ne dersiniz?

Ama kızmaca yok; sadece latifedir ve aşağıda okuyacağınız fıkralar Çerkez, Çeçen, Adige, Abzıh fıkraları, internetteki Çerkez sitelerinden derlenmiştir; ben onların yalancısı oluyorum yani.

*

Yaşlı bir Çerkez, çiftliğinin kümesindeki tavuk yumurtlamaz olunca endişelenip bir tedbir almak lüzumu hissetmiş. Birkaç gün süreyle tavuğu göz hapsine alıp takip ettikten sonra bakmış olacak gibi değil. Tavuğu yakalayıp demiş ki, "Bana bak; bugün de yumurtlamazsan seni keserim wolehil azim; anladın mı?" Birkaç saat sonra tavuğu çaktırmadan takibe başlamış, tavuk kümese girince bizimki yavaşça kafasını uzatıp bakmış ki tavuk orada oturmakta. Fakat tavuk sahibini görünce ürküp ayağa sıçrayınca bizimki, tavuğunun saygı gösterisini takdir etmiş,

-Otur otur, demiş, şimdi hörmetin zamanı değil, işine bak kerata!

*

Bu hadiseyi nakleden gerçek olduğunu ileri sürüyor. Rivayete göre Uzunyayla civarında Kayseri-Malatya yolu yakınlarında bir köyde geçiyor hadise.

Köyde, uykusu ağır bir gence arkadaşları oyun oynamak isterler. Mevsim yaz, harman zamanı; bu delikanlı somyasını dama çıkarıp yatıyor. Arkadaşları da kendi aralarında plan yapıp uykusu ağır delikanlıyı gece yarısı somyasıyla beraber ana yola taşıyor ve yolun ortasında bırakıp gidiyorlar. Derken bir süre sonra bir TIR kamyonu geliyor ama yol ortasındaki koca yatağı görünce can havliyle klakson çalmaya başlıyor.

Bizimki önceleri aldırmıyor ama yanıbaşına kadar gelip duran kamyon ısrarla klakson çalınca yatağından doğrulup haykırıyor:

-Yuh yahu, bu kadar da olmaz; gel dama çık bari!

*

Camiyle arası pek hoş olmayan bir Çerkez büyüğü, "Bunlar burada ikide bir toplanıp ne yapıyorlar acep?" diye merak ederek ömründe ilk defa camiye gidiyor. Adamcağızın tam içeri gireceği esnada cemaat, farz namazı için hep birlikte ayağa kalkınca bizimki büyüklük gösteriyor:

-Allah aşkına rahatsız olmayın; hörmet göstereniniz bol olsun!

*

Bir Çerkez köyünde çok güzel bir kız yaşıyormuş ve bu kızın şehirden bir "kaşen"i varmış (kaşen; kısaca arkadaş veya sözlü, sevgili demek). Bu iki arkadaş buluştuktan sonra "kaşen" durumundaki delikanlı kızı, (törelere aykırı ama) evine kadar getirmiş. Bunu gören köy delikanlıları çok kızmışlar ve kendilerine saygısızlık addederek köy çıkışında çocuğun yolunu kesmişler.

-Sen edep nedir bilmiyorsun, töreyi çiğnedin; seni döveceğiz arkadaş, demişler. Delikanlı demiş ki, "Yahu ben tek başımayım siz beş kişisiniz, bu töreye sığıyor mu?"

Çerkez delikanlıları bir duraklayıp bir köşeye çekilerek aralarında meşveret edip delikanlıya dönmüşler,

-Tamam, seni yine döveceğiz fakat bizim Hasan'la Murat senin tarafından olacak!

*

Yiğit geçinen Çerkez'in biri berbere gitmiş. Durumu gören berber, müşterisini koltuğa oturturken başlamış yiğitlikten dem vurmaya:

-Geçen gün bir filanca kabileden bir müşterim geldi; şöyle babayiğit, böyle cengâver... Üstelik beni susuz traş et diye yiğitlenmez mi? Vallahi adamı susuz sakal tıraş ettim gıkı bile çıkmadı..

Bizimki durur mu, "Vallahi ben de Çerkez'im; beni de susuz tıraş etsene!"

Berber başlamış susuz tıraşa fakat daha yarıya kalmadan adamcağızın yüzü kan revan içinde kalmış. Bizimki bakmış ki pabuç pahalı, "eh" demiş, "Benim ana tarafım da Türk'tür, yüzümün diğer yarısını sabunlayabilirsin!"

Zaman


t.alkan@zaman.com.tr

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.099 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.03s, 2q)