E-KAFKASYA
19 Mayıs 2012, 17:38 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: (¯`·._.· "E-KAFKASYA FORUM" Fesapş - Bziyla Şağaygua - Hoşgeldiniz ·._.·´¯)

 
   Forum Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kaffed´den Gül´e Mektup  (Okunma Sayısı 863 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
gunepss
Site Yöneticisi
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 324



« : 01 Eylül 2009, 20:08 »
Konuyu bölYukarı git

Kaffed´den Gül´e Mektup

Sayın Abdullah Gül
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Sayın Cumhurbaşkanım,
Türkiye’deki Kafkas kökenli vatandaşların en büyük sivil toplum kuruluşu olarak son günlerde Karadeniz’de Abhazya’ya giden Türk firmalarının gemilerine Gürcistan tarafından el konulması hadiselerini endişe ile izlemekteyiz. Bu güne kadar Abhazya’ya uygulanan ambargoya Türkiye’nin taraf olmamasını, Türkiye’den Sohum’a direkt seyahat imkanının verilmesini, böylece en tabii insan haklarından olan seyahat özgürlüğünün sağlanmasını hükümetimizden bekledik. Bu konuda devletimizin en üst makamlarına taleplerimizi ilettik ve görüşmeler yaptık. Kronolojik sırayla bilgi verecek olursak:

1- 1- 09 / 01 sayı, 05.01.2009 tarihli CUMHURBAŞKANLIĞI’NA yazdığımız yazıyı bizzat elden zatıalinize teslim ettik ve beklentilerimizi huzurunuzda açıkladık.

2- 2- 09 / 04 sayı, 23.01.2009 tarihli yazı ile DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NA;

3- 3- 09 / 05 sayı, 23.01.2009 tarihli yazı ile ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NA;

4- 4- 09 / 07 sayı, 29.01.2009 tarihli yazı ile BAŞBAKANLIK makamına dileklerimizi ilettik.

5- 5- 12–15 Şubat 2009 tarihleri arasındaki Rusya seyahatinize bizzat katıldım ve seyahat sırasında Abhazya’ya uygulanan ambargo konusunu o dönem Dışişleri Bakanı olan Sayın ALİ BABACAN ile görüşme şansım oldu. Sayın Bakan bizzat görüşmemize şahit olan Gazetecilerin önünde “Hükümet olarak Abhazya’ya doğrudan seyahat özgürlüğünü desteklediklerini” ifade ederek bu konuda Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Ünal Çeviköz ile görüşmemizi tavsiye etti.

6- 6- Sayın Ünal Çeviköz’ü değişik zamanlarda ziyaret ederek Türkiye ile Abhazya arasındaki doğrudan seyahat imkanlarını ve sorunları konuştuk. Bu konuda temel sorunun “Gürcistan’ın seyahat edecek vatandaşlara ve gemilere müdahalesinin önlenmesi olduğunu” ifade ettik.

7- 7- Son olarak, 09 / 42 sayı, 08.07.2009 tarihli yazımızı da Başbakan Yardımcısı Sayın BÜLENT ARINÇ’a elden teslim ederek beklentilerimizi yineledik.

Yukarıda detaylarını verdiğimiz yazışma ve görüşmelere ilaveten Türkiye Büyük Millet Meclisinde CHP milletvekilleri tarafından verilen birçok soru önergesine Hükümetimizce hiç bir doyurucu cevap verilmediği gibi, herhangi bir önleyici tedbir de alınmamıştır. Hükümetimizin bu sessizliğinden faydalanan Gürcistan, Karadeniz’de uluslararası sularda seyreden ticari gemilere el koymak suretiyle fiilen ticaret özgürlüğünü de ortadan kaldırmıştır. 1995 yılından beri el konulan Türk gemisi ve balıkçı teknelerinin sayısı 100 ü aşmıştır. Son hadiseler artık Gürcistan’ın kural tanımaz saldırganlığının, Türkiye Devletini hiçe saydığını göstermek açısından ibret vericidir. 17 Ağustos tarihinde Gürcistan hücumbotları, M/T Buket gemisine Türkiye sahillerinden 96 mil ötede, Türkiye’nin arama ve kurtarma sorumluluğunun olduğu bölgede el koymuş, elektronik aletlerini kapatarak 270 mil uzaktaki Poti limanına çekmişlerdir. Son olay ise 19 Ağustos gecesi yaşanmıştır. Reha Aldin Gemicilik Limited Şirketi'ne ait Afro Star isimli Kamboçya bandıralı kuru yük gemisi Abhazya'nın Sohum limanı'ndan aldığı hurda yük ile Hereke Limanı'na hareket halindeyken yine Sinop açıklarında, Gürcistan hücumbotları tarafından durdurulmuş ve 7 mürettebatı ile birlikte gemiye el konulmuştur.

El konulan gemiler her ne kadar yabancı ülke bayrağı taşısa da bu gemiler Türk firmalarının gemileridir ve mürettebatlarının çoğu da Türk vatandaşıdır. Ticaret konusu mallar ise Türkiye’nin ticari mallarıdır. Ne acıdır ki, Gürcistan sadece Türkiye’nin gemilerine saldırmaya cüret etmekte, el koyma fiilini de ülkemizin hibe ettiği hücumbotlarla gerçekleştirmektedir. El koyma işlemlerinin gerçekleştirildiği yerler Gürcistan’ın karasuları dışında uluslararası alanlardadır. Sonuç olarak yapılan eylemler fiilen açık deniz korsanlığıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak tarihi vatan topraklarına seyahat özgürlüğümüz yanında ticaret özgürlüğümüz de kısıtlanmış durumdadır.

Türkiye Somali açıklarında açık deniz korsanları ile mücadele etmek için firkateyn gönderirken kendi sorumluluğundaki denizde yapılanlara göz yummaktadır. Türkiye Kıbrıs Türk Devleti’ne giden bir Türk gemisine el konulması halinde ne yapacak ise, bu fiiller karşısında da kendisinden aynı tepkiyi vatandaşlar olarak beklemekteyiz. Gürcistan’ın el koyduğu Rus gemisine Rusya’nın gösterdiği tepki ve aldığı sonuç ile Somali açıklarında kaçırılan Sirius Star adlı Suudi Arabistan bandıralı tankerin İngiliz Kaptanı ve Başmühendisi için İngiltere’nin ortaya koyduğu, Büyük Devlet olmanın gereği tepkileri kendi Devletimizden de bekliyoruz. Türkiye’nin, vatandaşlarının haklarına sahip çıkacak Güçlü Bölge Devleti olduğu yolunda hiç bir kuşkumuz yoktur ve bu sorunları kolaylıkla çözeceğine de inancımız tamdır.

Politikaları gereği Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kısa süre içinde Abhazya’nın bağımsızlığını tanımayabilir. Ancak bu tanımama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının serbest seyahat, yerleşim ve serbest ticaret haklarını engellememelidir. Vatandaşlarının bu haklarını korumak ve kollamak hükümetlerin görevidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak, devletimizden, hükümetimizden açık beklentilerimiz şunlardır:

1- Evrensel insan haklarının başında gelen ve anayasamızca da güvence altına alınmış olan seyahat ve yerleşme özgürlüğümüzün sağlanması;

2- Gürcistan’ın serbest ticaret özgürlüğünü ortadan kaldıran, Türkiye’nin ticari ilişkilerine zarar veren eylemlerine son vermesi için gerekli girişimlerin yapılmasıdır.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Kafkasya bölgesi ile ilgili barış ve işbirliği çabalarınızı yakından izlemekteyiz. Kafkasya’da barışın sağlanması en büyük arzumuzdur. Ancak, Abhazya konusu bölge barışının tesisi için en önemli sorunların başındadır. Gürcistan’ın tarih boyunca sürdürdüğü şoven, saldırgan ve uzlaşmaz yaklaşımlarıyla barış tesis etmenin imkansız olduğu açıktır. Türkiye’nin kendi vatandaşlarına da sahip çıkarak Abhazya konusunda bazı adımlar atması zamanı gelmiştir ve geçmektedir. Yukarıda da izah ettiğimiz şekilde, haklı taleplerimizin gerçekleşmesi için gerekli girişimlerin acilen yapılmasını bekliyoruz. Bu girişimlerimizden de sonuç çıkmaması halinde ulusal ve uluslararası platformlarda haklarımızı yasal olarak aramaktan başka çaremiz kalmayacaktır.

Gerekli girişimlerin hükümetimizce ve zatıalinizce yapılacağı konusundaki inancımızı bir kez daha yineler, bu vesile ile camiamız adına saygılarımızı sunarız.

Cihan Candemir
Genel Başkan
KAFFED

Kayıtlı
gunepss
Site Yöneticisi
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 324



« Yanıtla #1 : 02 Eylül 2009, 14:23 »
Konuyu bölYukarı git

İSTANBUL -İHA- Abhazya açıklarında Gürcü sahil güvenliği tarafından alıkonulan Türk gemisi Buket'in kaptanı Coşkun Mehmet Öztürk'e 24 yıl hapis cezası verilmesi, günlerdir adeta uyku uyuyamayan Öztürk Ailesi'ni yasa boğdu. 2.5 yaşındaki oğlu Samet'in, babasını çok özlediğini belirten anne Havva Öztürk, "Eşimin hayatından endişe duyuyorum. Kimse bize sahip çıkmıyor. Yardım istemek için gerekirse Başbakanlığa kadar gideceğim" dedi. Geminin bağlı bulunduğu Densa Tanker İşletmeciliği'nin Genel Müdürü Hüseyin Avni Şan ise, Gürcülerin devlet korsanlığı yaptığını belirterek, "Bizimle pazarlığa girme amaçları var" diye konuştu.
Abhazya açıklarında Gürcü sahil güvenliği tarafından alıkonulan Türk gemisi Buket'in kaptanı Coşkun Mehmet Öztürk, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Öztürk ile birlikte gemide bulunan 16 mürettebatın aileleri, sevdiklerine kavuşmanın hayalini yaşarken, bölgeden gelen hapis cezası haberi, kaptan Öztürk'ün ailesini yasa boğdu. Eşi ile son olarak 15 Ağustos'ta görüştüklerini belirten Havva Öztürk, "Olayın olduğu gece Coşkun bana mesaj attı. Saat 02.30'du. 'Telefonlarımıza el konuldu, merak etme beni' yazılı mesajı geldi. İki gün sonra gazetelerden, gemiye Gürcistan tarafından el konulduğunu ve personelin tutuklandığı haberini okuyunca çalıştığı şirkete başvurdum. Şirket yetkilileri de, olayı yeni öğrendiklerini ve haber alamadıklarını ifade etti" dedi. Öztürk, eşinin gemiyi vermek istemediği için hırpalandığını belirterek, hapis cezasını da televizyondan öğrendiğini ifade etti. Büyük şok yaşadığını anlatan Havva Öztürk, "Şaka gibi. Bu ceza için insanın 3 tane adam öldürmesi gerekir sanırım. Bir sınır ihlalinden insan 24 yıl hapis yatar mı? 20 gündür gemi satışa çıkarılmış, yükü boşaltılıyor. 15 mürettebat tutuluyor. Coşkun 24 yıl hapisle yargılanıyor. Devlet büyüklerimiz neden bu duruma el atmıyor. Devlet büyüklerimizden yardım bekliyorum. Kimse bize sahip çıkmıyor. Sonuçta orada bir Türk var. Ona sahip çıkılsın istiyorum. Şirket bana güven verdiği için herhangi bir yetkili makama başvurmadım. Bu kararı duyduktan sonra gerekirse Başbakanlığa, Ankara'ya kadar gideceğim" açıklamasında bulundu.
Öztürk, 2.5 yaşındaki oğlu Samet'in, babasını çok özlediğini de belirterek, "Samet, babasına çok düşkündü. Onu çok özlüyor. Coşkun'dan bir haber alabilsek rahatlayacağız ama onu da alamıyoruz. Yaşadığına dair bir şey de yok ortada. Belki orada işkence görüyor, hiçbir şey bilmiyoruz. Eşimin hayatından endişe duyuyorum. Eşimin babası 2 ay evvel vefat etti. Bu olay nedeniyle yasını bile tutamadık. Hepimiz perişanız. Annesi 65 yaşında. Şekeri ve tansiyonu var. Dün de 24 yıl hapsi duyunca neredeyse ölümden döndü" şeklinde konuştu.
Son olarak Gürcistan makamlarına seslenen Havva Öztürk, "Eşimin bir suçu yok. Bir an önce serbest bırakılmasını istiyorum. 2.5 yaşında çocuğum, 65 yaşında annesi ve ben mağdur olduk. Serbest bırakılmasını istiyoruz. Sabahlara kadar uyku uyuyamıyoruz. Lütfen onu serbest bırakın" dedi.
Geminin bağlı bulunduğu Densa Tanker İşletmeciliği Genel Müdürü Hüseyin Avni Şan ise, yaşananlara bir anlam veremediklerini söyledi. Avukatlardan aldığı bilgileri aktaran Şan, "Gemimize, Gürcü yetkililer tarafından el konuldu. Gemimize, ışıklarını söndürdükleri botla yaklaşmışlar. Rus sahil güvenliğinden olduklarını söylemişler. Gemimiz daha önce Rus yetkililer tarafından da kontrol ediliyordu. Hiçbir sıkıntı olmuyordu. Kaptanımız, Rus olduklarını söyledikleri için gemiye davet etmiş. Gemiye çıktıkları sırada kaptan köşküne girip, oradaki sinyal verici ve irtibata geçecekleri her şeyi kapatmışlar ve kablolarını çıkartmışlar. O andan itibaren de gemi ölü vaziyetine geçti. Biz de kendilerinden sinyal alamadık" diye konuştu. Mürettebatın, Gürcü yetkililer tarafından silahla etkisiz hale getirilerek bir kamaraya kilitlendiğini ifade eden Hüseyin Avni Şan, "Gemi ile kendi limanlarına doğru gitmişler. Biz olaydan 2 gün sonra haberdar olduk. Uluslararası yetkililere ve sahil güvenliğe haber verdik. Bizim geminin bir başka gemi tarafından görüldüğünü ve duruyor vaziyette olduğunu öğrendik. Mürettebatın durumu iyi. Sadece kaptanımız Coşkun Mehmet Öztürk 24 yıl hapis cezasına çarptırılmış. 16 mürettebatı kefaletle serbest bırakacaklarını söylediler ama yeni aldığımız bilgiye göre tekrar bir mahkeme yapılacakmış. Ne olacağı, o mahkemeden sonra ortaya çıkacak. Mürettebatın 4'ü Azeri, gerisi Türk. Aileleri merak ediyor. Türk yetkililerden de yardımlarını bekliyoruz. Bizim için gemimiz önemli değil, mürettebatımız önemli. Mürettebatımız bırakılırsa, hukuki olarak ne gerekiyorsa olayı o şekilde çözeceğiz. Anlamadığımız tek şey; Gürcü sahil güvenliğinin kendi karasularını geçerek uluslar arası kara sularda gemimize el koymasıdır. Gürcüler resmen devlet korsanlığı yapıyor" açıklamasında bulundu.
Şan, şirket avukatları ve yetkililerinin bölgede gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. Durumu en kısa zamanda çözmeye çalışacaklarının altını çizen Şan, "Bizimle pazarlığa girme amaçları var. Biz öncelikle oradaki mürettebatımızı düşünüyoruz. Mürettebatın herhangi bir sağlık sorunu yok. Sadece 2 mürettebatın psikolojik olarak etkilendiğini öğrendik. Kaptan cezaevinde, diğer mürettebat gemide. Gemiye kumanyalar gönderdik. Onları en kısa zamanda kurtarmaya çalışacağız. Ayrıca bir iki güne kadar gemimizi satılığa çıkaracaklarını öğrendik" dedi. HAKKI ÖZ - MURAT HOROZ

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.081 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.02s, 2q)