Kaffed´den Gül´e Mektup
Sayın Abdullah Gül
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
Sayın Cumhurbaşkanım,
Türkiye’deki Kafkas kökenli vatandaşların en büyük sivil toplum kuruluşu olarak son günlerde Karadeniz’de Abhazya’ya giden Türk firmalarının gemilerine Gürcistan tarafından el konulması hadiselerini endişe ile izlemekteyiz. Bu güne kadar Abhazya’ya uygulanan ambargoya Türkiye’nin taraf olmamasını, Türkiye’den Sohum’a direkt seyahat imkanının verilmesini, böylece en tabii insan haklarından olan seyahat özgürlüğünün sağlanmasını hükümetimizden bekledik. Bu konuda devletimizin en üst makamlarına taleplerimizi ilettik ve görüşmeler yaptık. Kronolojik sırayla bilgi verecek olursak:
1- 1- 09 / 01 sayı, 05.01.2009 tarihli CUMHURBAŞKANLIĞI’NA yazdığımız yazıyı bizzat elden zatıalinize teslim ettik ve beklentilerimizi huzurunuzda açıkladık.
2- 2- 09 / 04 sayı, 23.01.2009 tarihli yazı ile DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NA;
3- 3- 09 / 05 sayı, 23.01.2009 tarihli yazı ile ULAŞTIRMA BAKANLIĞI’NA;
4- 4- 09 / 07 sayı, 29.01.2009 tarihli yazı ile BAŞBAKANLIK makamına dileklerimizi ilettik.
5- 5- 12–15 Şubat 2009 tarihleri arasındaki Rusya seyahatinize bizzat katıldım ve seyahat sırasında Abhazya’ya uygulanan ambargo konusunu o dönem Dışişleri Bakanı olan Sayın ALİ BABACAN ile görüşme şansım oldu. Sayın Bakan bizzat görüşmemize şahit olan Gazetecilerin önünde “Hükümet olarak Abhazya’ya doğrudan seyahat özgürlüğünü desteklediklerini” ifade ederek bu konuda Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Ünal Çeviköz ile görüşmemizi tavsiye etti.
6- 6- Sayın Ünal Çeviköz’ü değişik zamanlarda ziyaret ederek Türkiye ile Abhazya arasındaki doğrudan seyahat imkanlarını ve sorunları konuştuk. Bu konuda temel sorunun “Gürcistan’ın seyahat edecek vatandaşlara ve gemilere müdahalesinin önlenmesi olduğunu” ifade ettik.
7- 7- Son olarak, 09 / 42 sayı, 08.07.2009 tarihli yazımızı da Başbakan Yardımcısı Sayın BÜLENT ARINÇ’a elden teslim ederek beklentilerimizi yineledik.
Yukarıda detaylarını verdiğimiz yazışma ve görüşmelere ilaveten Türkiye Büyük Millet Meclisinde CHP milletvekilleri tarafından verilen birçok soru önergesine Hükümetimizce hiç bir doyurucu cevap verilmediği gibi, herhangi bir önleyici tedbir de alınmamıştır. Hükümetimizin bu sessizliğinden faydalanan Gürcistan, Karadeniz’de uluslararası sularda seyreden ticari gemilere el koymak suretiyle fiilen ticaret özgürlüğünü de ortadan kaldırmıştır. 1995 yılından beri el konulan Türk gemisi ve balıkçı teknelerinin sayısı 100 ü aşmıştır. Son hadiseler artık Gürcistan’ın kural tanımaz saldırganlığının, Türkiye Devletini hiçe saydığını göstermek açısından ibret vericidir. 17 Ağustos tarihinde Gürcistan hücumbotları, M/T Buket gemisine Türkiye sahillerinden 96 mil ötede, Türkiye’nin arama ve kurtarma sorumluluğunun olduğu bölgede el koymuş, elektronik aletlerini kapatarak 270 mil uzaktaki Poti limanına çekmişlerdir. Son olay ise 19 Ağustos gecesi yaşanmıştır. Reha Aldin Gemicilik Limited Şirketi'ne ait Afro Star isimli Kamboçya bandıralı kuru yük gemisi Abhazya'nın Sohum limanı'ndan aldığı hurda yük ile Hereke Limanı'na hareket halindeyken yine Sinop açıklarında, Gürcistan hücumbotları tarafından durdurulmuş ve 7 mürettebatı ile birlikte gemiye el konulmuştur.
El konulan gemiler her ne kadar yabancı ülke bayrağı taşısa da bu gemiler Türk firmalarının gemileridir ve mürettebatlarının çoğu da Türk vatandaşıdır. Ticaret konusu mallar ise Türkiye’nin ticari mallarıdır. Ne acıdır ki, Gürcistan sadece Türkiye’nin gemilerine saldırmaya cüret etmekte, el koyma fiilini de ülkemizin hibe ettiği hücumbotlarla gerçekleştirmektedir. El koyma işlemlerinin gerçekleştirildiği yerler Gürcistan’ın karasuları dışında uluslararası alanlardadır. Sonuç olarak yapılan eylemler fiilen açık deniz korsanlığıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak tarihi vatan topraklarına seyahat özgürlüğümüz yanında ticaret özgürlüğümüz de kısıtlanmış durumdadır.
Türkiye Somali açıklarında açık deniz korsanları ile mücadele etmek için firkateyn gönderirken kendi sorumluluğundaki denizde yapılanlara göz yummaktadır. Türkiye Kıbrıs Türk Devleti’ne giden bir Türk gemisine el konulması halinde ne yapacak ise, bu fiiller karşısında da kendisinden aynı tepkiyi vatandaşlar olarak beklemekteyiz. Gürcistan’ın el koyduğu Rus gemisine Rusya’nın gösterdiği tepki ve aldığı sonuç ile Somali açıklarında kaçırılan Sirius Star adlı Suudi Arabistan bandıralı tankerin İngiliz Kaptanı ve Başmühendisi için İngiltere’nin ortaya koyduğu, Büyük Devlet olmanın gereği tepkileri kendi Devletimizden de bekliyoruz. Türkiye’nin, vatandaşlarının haklarına sahip çıkacak Güçlü Bölge Devleti olduğu yolunda hiç bir kuşkumuz yoktur ve bu sorunları kolaylıkla çözeceğine de inancımız tamdır.
Politikaları gereği Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kısa süre içinde Abhazya’nın bağımsızlığını tanımayabilir. Ancak bu tanımama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının serbest seyahat, yerleşim ve serbest ticaret haklarını engellememelidir. Vatandaşlarının bu haklarını korumak ve kollamak hükümetlerin görevidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşları olarak, devletimizden, hükümetimizden açık beklentilerimiz şunlardır:
1- Evrensel insan haklarının başında gelen ve anayasamızca da güvence altına alınmış olan seyahat ve yerleşme özgürlüğümüzün sağlanması;
2- Gürcistan’ın serbest ticaret özgürlüğünü ortadan kaldıran, Türkiye’nin ticari ilişkilerine zarar veren eylemlerine son vermesi için gerekli girişimlerin yapılmasıdır.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Kafkasya bölgesi ile ilgili barış ve işbirliği çabalarınızı yakından izlemekteyiz. Kafkasya’da barışın sağlanması en büyük arzumuzdur. Ancak, Abhazya konusu bölge barışının tesisi için en önemli sorunların başındadır. Gürcistan’ın tarih boyunca sürdürdüğü şoven, saldırgan ve uzlaşmaz yaklaşımlarıyla barış tesis etmenin imkansız olduğu açıktır. Türkiye’nin kendi vatandaşlarına da sahip çıkarak Abhazya konusunda bazı adımlar atması zamanı gelmiştir ve geçmektedir. Yukarıda da izah ettiğimiz şekilde, haklı taleplerimizin gerçekleşmesi için gerekli girişimlerin acilen yapılmasını bekliyoruz. Bu girişimlerimizden de sonuç çıkmaması halinde ulusal ve uluslararası platformlarda haklarımızı yasal olarak aramaktan başka çaremiz kalmayacaktır.
Gerekli girişimlerin hükümetimizce ve zatıalinizce yapılacağı konusundaki inancımızı bir kez daha yineler, bu vesile ile camiamız adına saygılarımızı sunarız.
Cihan Candemir
Genel Başkan
KAFFED