E-KAFKASYA
19 Mayıs 2012, 18:17 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: (¯`·._.· "E-KAFKASYA FORUM" Fesapş - Bziyla Şağaygua - Hoşgeldiniz ·._.·´¯)

 
   Forum Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: KABARDEY DİMA EUROVİSİON'DA  (Okunma Sayısı 960 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
hayrettin turan
TYKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 67


« : 01 Haziran 2008, 17:36 »
Konuyu bölYukarı git

CC-WAN /Nalçik

Sırbistan'ın başkenti Belgrat'ta düzenlenen 53. Eurovision Şarkı Yarışması'nda birinciliği Rusya  Federasyonu'ndan Kabardey Dima Bilan kazandı.     
 
  .........
 
Dima Bilan'ın seslendirdiği "Believe" adlı şarkıyla 272 puan toplayarak ilk sırada yer alan Rusya Federasyonu'nu, 230 puanla Ukrayna, onu da 218 puanla Yunanistan izledi.

Ülkesini Eurovision'da 2 yıl aradan sonra yeniden temsil eden ünlü Kabardey şarkıcı Dima Bilan yarışmaya 'Believe' adlı İngilizce şarkıyla katıldı.

Oy verme işleminin Danimarka'yla tamamlanmasının ardından Rusya  Federasyonu'nun birinciliğini ilan edildi. Rusya  Federasyonu en yakın rakibi Ukrayna'ya 40 puan fark attı. 2'nciliği Ukrayna, 3'üncülüğü ise Yunanistan aldı.

Yarışmada Türkiye'yi temsil eden Mor ve Ötesi başarılı bir performans sergiledi.

Türkiye, İngiltere, Belçika, Fransa gibi ülkelerden 10 puan aldı. Türkiye yarışmanın 1'incisi Rusya'ya 5, Yunanistan'a 7, Ukrayna'ya 8, Ermenistan'a 10 puan verdi.

Gelenek bu yıl da bozulmadı. ve komşu ülkeler daha birbirlerine oy verdi.

Oylamaya 43 ülke katıldı. Yarışma 100 milyondan fazla kişi tarafından izlendi.

Dima Bilan'ın birinciliği Rusya  Federasyonu'na gelecek yılki yarışmaya ev sahipliği yapma hakkı getirdi.

Yarışma seneye Moskova'da 14-16 Mayıs tarihlerinde yapılacak.
 
.........
 
(CC den Alıntıdır)
 

Kayıtlı

Özgürlüğün yolu tek başına bile olsa kendi inancına bağlı kalmaktır
neguay
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 14


adiga


« Yanıtla #1 : 03 Haziran 2008, 00:47 »
Konuyu bölYukarı git

şunuda  belirtmek  istiyorum gürcistan  adına yarışmaya  katılan yarışmacı abhaz  kökenli olmasıydı buda  ayrı bir  tartışma konusu tabi...

Kayıtlı

........
tsey
Forum Yöneticisi
Çiğ Damlası
*****

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 44


adigexer tsifxe!


« Yanıtla #2 : 03 Haziran 2008, 06:44 »
Konuyu bölYukarı git

dima'nında kaberdey olmadığı söyleniyor...

Kayıtlı
khaberdey
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 40



« Yanıtla #3 : 03 Haziran 2008, 12:24 »
Konuyu bölYukarı git

gürcistan adına yarışmaya katılan Diana Ğurtskaia, Abhazyalı bir gürcüdür. yani Abhaz değildir.
keza rusya adına yarışmayı kazanan Dima'da Kabardey-Balkar'da yaşayan, babası Karaçay-Malkarlı annesi Tatar bir şarkıcıdır...

Kayıtlı
hayrettin turan
TYKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 67


« Yanıtla #4 : 03 Haziran 2008, 23:14 »
Konuyu bölYukarı git

         Bir haber olarak gönderdim ama Abhazya adına bir abhazın, Kaberdey adına bir adigeninde yarışıp bizleri temsil edeceği günler gelecek.

Selamlar

Kayıtlı

Özgürlüğün yolu tek başına bile olsa kendi inancına bağlı kalmaktır
HATKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6


« Yanıtla #5 : 04 Haziran 2008, 13:23 »
Konuyu bölYukarı git

Yazıları dikkatle okuyorum,biraz çelişki uyanıyor bende.Haytettin Turan kaberdeyden kaberdey olarak bahsediyor,sonra khaberdey onun kaberdey olmadığını kaberdeyde yaşadığını dile getiriyor,tsey kaberdey olmadığı söyleniyor diyor,neguay abhaz olmadığı kesin diyor.Ama ortada olan gerçek rusya federasyonu adına yarıştığı gerçeği.Kaberdeyde yaşadığı oranın vatandaşı olduğu halde rusya federasyonu adına yarıştığına göre diyorum kendimce Kaberdey balkarya diye tanınan bir devlet yeryüzünde yok anlamına geliyor.Bu arada Ukrayna adına bağımsız bir yarışmacı olduğu göz önüne gelince o zaman Ukrayna'nın bağımsız bir detlet olduğu anlaşılıyor.
Bir adığe olarak kafkasyada yaşayan kendi soydaşlarımıza elimizden geldiği kadar milliyetçi duygularımızı farkında olmadan kendi soydaşlarımız adına değilde rusya adınamı yapıyoruz.Gerçek olan bence ordaki yaşayan soydaşlarımız her nekadar kendileri için kaberdey vatandaşıyız demiş olsada Rusya vatandaşı oldukları.Yani bizimde aynen T.C. vatandaşı olduğumuz gibi.Bizim geçmişte bir anayurt dediğimiz bir yerimiz topraklarımız ve halen orda yaşayan soydaşlarımız var ama bizim halazırda bir ana vatan diyebileceğimiz devlet statüsünde bir yerimizin olmadığı gerçeği ortaya çıkıyor.
Bunu mütala edecek olursak türklerde orta asyadan geldiklerini,romanın anadoludan uzaklaştığını,osmanlının avrupa ve asyadan ayrıldığı göz önüne aldığımızda ortaya çözülmesi çok zor bir tablo çıkıyor.
Nüfus ve güç bakımından yoğunluğun sağlanıldığı bir ortamda acaba bir devlet statüsü olabilirmi,dünyada yaşayan tüm insanlar yurt dedikleri eski ana vatan topraklarına dönmelerine ve orada istedikleri konumu elde etmelerine dünya devletleri müsade edebileceklermi.
Bir zamanlar bu ülkede turan cılık ideolojisini yürüten insanlar hangi noktaya kadar gelebildiler,veya imkansızlıklarlamı karşılaştılar,dünya bu esnada olabilecek kaosa hazırmı,birde kabullenme olayını göz önüne alırsak ; uzun süren ayrı kalmaktan dolayı bizler veya onlar uyum sağlayabilecekmiyiz.Sosyal,kültürel,elde edilmiş haklar v.s. tüm varlıklarımızla bağdaşabilicekmiyiz.
kazanmak çok güzel bir duygudur.Ama kazanabilirmiyiz.Uğraşlar insanlara maddi ve manevi muhakkak kayıplar verdirecektir.Sonunda kazanma ihtimali yoksa zararın neresinden dönülse kardır fikrinimi savunacağız.
Bildiğimiz toplumsal yaşamda kuralların olduğu ve bu kuralların en verimli ve süreci uzun görülen bizim kurallarımızın (xabzemizin) olduğunu bizler kadar bizleri tanıyan diğer etnik insanlarda farkında.Bizlerde elimizden geldiği kadar bunu yaşıyor ve yaşatma düşüncesindeyiz.

Özlem,hasret,sevgi ve paylaşmak çok değerli duygular.Ama diyorum şöyle bir benzetme yapacak olursam ; 3. sırada seçilmesi imkansız olan kendi adayımızada imkanlarımzı kullanmak farkında olmadan başkalarının seçilmesine yardımcı olmaktır.Buda bir nevi kullanılmak olduğunu düşünüyorum.Kullanılmakta takdir edersinizki güzel birşye değil.
Benim yazamaktaki amacım kendi düşüncelerimi dile getirmektir.Tabiki benim dahi bilmediğim konular olabilir.Bende bu konuda arkadaşlarla bilgi paylaşımı yapmak istiyorum.
Saygılarımla.

Kayıtlı
Rafet Dzibe
Rafet DZIBE
Çiğ Damlası
*

Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 430



« Yanıtla #6 : 04 Haziran 2008, 22:28 »
Konuyu bölYukarı git

Değerli Hatko kardeşim,

Endişelerinizi yersiz bulduğumu belirtmek isterim. Rusya'da cumhuriyetlerimiz tabiki var, Kendi dillerinde olabildiğince eğitimde veriliyor. Bizim oradaki insanlarımızla ilgilendiğimiz kadar belki daha da fazla onlarda bizim insanımızla ilgililer. Örneğin, ilk edebiyat nobel ödülümüzü alan yazarımız Orhan Pamuk'un aslen Adige olduğunu ben onların yazışma yaptıkları forumlardan okudum. Çok büyük sevinçle karşıladılar ve gurur duydular. Biz rahat rahat gurur duyamadık, çünkü internet sitelerinden birinde (Marje olabilir): Orhan Pamuk, çerkes kızları için hafifmeşrep tabirini kullanmış diye yazdılar. Çerkesler hakkında olumsuz fikirler beyan ettiğini yazdılar.(Ben şahsen öyle bir kitabını okumadım)

Bence doğal ve normal bir durum Kabartay birinin şarkı yarışmasında birinci olması, Rusya adına yarışması, hatta şarkısını Rusça değil ingilizce söylemesi bile. Önemli olan bizim bölgemizden birilerinin uluslararası çapta başarılı olması önemli ve bunun Kabartay olduğunu bizim öğrenmemiz. Çerkesya'nın insanları kötükle değil iyilik ve güzellikle ünlü olsunlar ne mutlu.

Hayrettinbeye bu haberi bizimle paylaştığı için teşekkür ederim.

Sevgi ve saygılarımla.

Kayıtlı
hayrettin turan
TYKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 67


« Yanıtla #7 : 04 Haziran 2008, 23:45 »
Konuyu bölYukarı git

         Değerli Hatko, bir haber olarak verilmiş olup bir çelişki yok, sadece biraz dikkat gerekiyor. Neyse konu ile ilgili bir açıklama yapmak gereği duyuyorum.(Haberin kaynağı bellidir)

(Kayıtsız kalmadığınız için)
sevgilerimle

-------------------------------------------------------------------------
TARİHÇE
[Özdemir Özbay]

“Dünden Bugüne Kafkasya” kitabından alınmıştır

--------------------------------------------------------------------------------
 
Bir ara Kırım'da yaşayan, Azak Denizi kıyısında Şapsığhlara komşu olan Khaberdeyler, Tatar-Moğol saldırısından sonra "Khaberdey T'uaş'e" denilen şimdiki yerlerine yerleşmişlerdir (12-13. yüzyıllarda).

1557'de Rus korumasını benimseyen ve bir prenslik haline gelen Khaberdey bölgesi, 17. Yüzyılda Büyük ve Küçük Khaberdey biçiminde ikiye bölünmüştür. 1739 Belgrad Antlaşması ile tarafsız bölge konumu kazanan Khaberdey bölgeleri, 1774'te Rusya tarafından ilhak edilmiş ve Kaynarca Antlaşması ile Osmanlılar bu durumu tanımışlardır. Balkar ve Karaçay bölgeleri de Khaberdey prenslerine bağlı idiler ama, Balkarlar 1790, Karaçaylar da 1828 yılına değin Rus yönetimine karşı direnişlerde bulunmuşlardır.

Rus istilası üzerine, bağımsızlıktan yana olan bazı Khaberdey prensleri, taraftarları ile birlikte, Çerkesya'nın Kuban bölgesine göçetmişlerdir. Rus kolonizasyonuna bağlı olarak, Khaberdey Adıgelerinin bir bölüm topraklarına el konulması ve çeşitli baskılar hoşnutsuzluklara yol açmış, buna bağlı olarak 18. Yüzyıl sonlarıyla 19. Yüzyıl başlarında Khaberdey bölgesine yönelik birkaç Rus askeri operasyonu düzenlenmiştir.

Kuban bölgesine göç eden ve öteki Adıge kabileleriyle bir arada yaşayan Adıgelere ise, "Hajret Khaberdeyleri" ya da Kuban Khaberdeyleri denmektedir. Şimdiki Karaçay-Çerkes bölgesi Adıgelerinin çoğunluğu (Kuban kıyısında: 1. Abukhhable - Xhumerenıjj, 2. Yerkın-Şıhar; Küçük Zelençuk kıyısında, 3. Alhesçırey - Jjakue, 4. Hağundıkhuey - Alıberdıkhue, 5. Kheseyhable - Habaz, 6. Kueşhable, 7. Hatoxhuşşıkhkhey - Zeyıkhue, 8. Boteşşey - Malıy Zelençuk, 9. Xhumerents'ık'u - Novo Humarinskoye, 10.Khılışkhuaje - Psewıç'edaxe, 11. Yicıbekhuey - Abazakıt, 12. Adıgehable; Büyük Zelençuk kıyısında, 13. Beslhenıkhuekhuaje - Yinjıcışxue, 14. Beralhkı -Barakli, 15. Abatehable - Yersakon köyleri) ile Adıgey'in üç köyü (1. Xuedz, 2. Leşepsıne, 3. Kueşhable) Hajret Khaberdeylerini oluşturmaktadır. Karaçay-Çerkes'in Vak'uejıle ve Besleney köyleri, Besleney lehçesiyle konuşurlar.

Hajret Khaberdeyleri içinde Adıge Kurtuluş Savaşı destanlarında yer alan ünlü kahramanlar da vardır: Hatoxhuşşokhue Mıhamed Aşe, Ajgeriyekhue Kuşukupşş, Şowcen Şomaxue, Tramıkhue Kherebatır vb. Hajret Khaberdeylerinin direnişi 1859 yılına değin sürmüştür.

Asıl Khaberdey bölgesi, bir ilçe (okrug) olarak, 1860'ta Terek bölgesine bağlandı. Khaberdey bölgesinden 1860-1861'de 10 bin kişi Osmanlı topraklarına göç etti. 1865'te 3 binden çok,1900-1903'te de 4 bin Khaberdey göç etti.

Khaberdey bölgesinden göç, barış koşullarında gerçekleşti. Göçün temel nedeni, Rus hükümetince sürdürülen katı koloniyalist politikadır: Küçük köylerin büyük köylerde birleştirilmek (toplanmak) istenmesi, bir bölüm toprağın Ruslara verilmesi gibi nedenler kızgınlığa ve göçe yol açmış olmalıdır.

Göçten sonra, 1860'larda Khaberdey-Balkar bölgesinde 40 bin kadar Khaberdey ile 10 bin kadar Balkar nüfusun kaldığı sanılmaktadır. Kolonizasyon sonucu Büyük ve Küçük Khaberdey (ya da Cılaxhsteney) bölgeleri arasında bir Rus yerleşim kuşağı oluşturulmuştur.

1897 nüfus sayımına göre Terek bölgesinde (oblast) 84.100 Khaberdey bulunuyordu.
Köleliğin kaldırılması sonucu, Khaberdey halk ekonomisi gelişmeye başlamıştır. 1868 - 69'da Terek'e bağlı Kabardinski Okrugu'nda toplam nüfusun yarıya yakınını oluşturan 21.221 köle serbest bırakıldı (16.499 Khaberdey; 4.722 Balkar).
1905 ve 1913 yıllarında kitle hareketleri görülen Khaberdey -Balkar bölgesinde, Şubat 1917 devrimi üzerine, Merkezi Rusya yönetimine bağlı Terek bölgesi Nalçık ilçesi yönetimi kuruldu. Ekim Devrimi karşısında, Terek Bölgesi Yönetimi ile Dağıstan Bölge (oblast) yönetimleri birleşerek Terek-Dağıstan Hükümetini kurdular (12 Aralık 1917). Rusya SFSC'den ayrıldığını ilan eden bu hükümet, Don ve Kuban hükümetleri ile, Güneydoğu Birliği'ni oluşturdu.

Ancak yönetim, Mart 1918'de Sovyetlere geçti. Terek-Dağıstan Hükümeti üyeleri Kafkasya'yı terk ettiler. Bunların bir bölümü GürcistanGürcüstan'ın Başkenti Tiflis'te "Kuzey Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti" adı altında sürgünde bir hükümet kurdular.
Öte yandan, Nisan 1918'de Rusya SFSC'ne bağlı Terek Sovyet Cumhuriyeti, ardından Temmuz 1918'de de Kuzey Kafkas Sovyet Cumhuriyeti kuruldu. Ekim-Kasım 1918'de Dağıstan, Dağlı Hükümeti ile işbirliği içindeki Osmanlı kuvvetlerinin istilasına uğradı. 1919 ilkbaharında, tüm Kuzey Kafkasya, karşıdevrimci General Denikin kuvvetlerinin eline geçti. Mart 1920'de Kuzey Kafkasya'da yeniden Sovyet yönetimi kuruldu. Bu arada Dağlı Hükümeti, General Denikin'in kararıyla ortadan kaldırıldı.
1920'de ABD ile İngiltere, GürcistanGürcüstan'ın Başkenti Tiflis'te, General Denikin'in izleyicisi General Vrangel'i desteklemek ve karşıdevrim amacıyla yeni Kuzey Kafkas hükümetleri oluşturdular. Bu bağlamda kurulan Terek Eyaleti (Kray) Hükümetinde Kotse Pşımaxue Kosok, Cabağiyev ve Tsalikov gibi eski Terek-Dağıstan ve Kuzey Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti yöneticileri de yer almışlardı. Ancak başarı sağlanamadı.

Kasım 1920'de Terek bölgesinde Dağlı ÖSSC kuruldu ve bu kuruluş 20 Ocak 1921'de onandı. Bu Cumhuriyet içinde Khaberdey ve Balkar ilçeleri de (okrug) yer almıştı. 1 Eylül 1921'de Khaberdey ilçesi ayrıldı ve bir özerk bölge oldu.
16 Ocak 1922'de Khaberdey-Balkar ÖB. oluşturuldu. 5 Aralık 1936'da Khaberdey-Balkar ÖSSC. biçiminde statüsü yükseltildi.
1944 yılı Kuzey Kafkasya tarihi açısından kara bir yıl oldu.

Khaberdey-Balkar ÖSSC'nin Balkar bölümü "Almanlarla işbirliği yapmak" gerekçesiyle kaldırıldı ve Balkar halkı sürgüne gönderildi. Oşhamaxue (Elbrus) çevresi ile Yukarı Baxhsan yöresi GürcistanGürcüstan'a bağlandı. Kurp ilçesi de Cumhuriyet topraklarından çıkarıldı.
 
------------------------------------------------------

KABARDEY-BALKAR CUMHURİYETİ'NDE ŞİMDİKİ YÖNETİM BİÇİMİ

--------------------------------------------------------------------------------
 
Kabardey-Balkar 1991 yılı başlarında (şubat ayı) egemenlik ilan etmiş, ancak Adıgey gibi, Rusya Federasyonu içinde kalmıştır.
Egemenlik bildirisinde devletin iki egemen toplum olan Adıge (Kabardey) ve Balkarlara dayandığı, bu iki halkın isterlerse ayrılabilecekleri ve kendi egemen Cumhuriyetlerini kurabilecekleri hükmü yer almıştır. Bu arada toprak temeline dayanmamakla birlikte, Ruslar da Cumhuriyetin üçüncü etnik toplumu olarak kabul edilmişlerdir.

Coğrafi ilçe yönetimleri halen geçerlidir. Balkarlar Sovetski, Ruslar Prohladnı ve Mayski ilçelerinde, Adıgeler de öteki ilçelerde ağırlıklı olarak yönetimi ellerinde bulundurmaktadırlar. Nalçik ve Tırnavuz kentsel bölgelerinde ise, karma bir yönetim vardır.
Her üç toplum da sosyal yönden kendi kendine yeterlidir. Karışma daha çok kentlerde görülmektedir. Balkar köylerine yerleşmiş Adıge ve hatta Rus aileler pek yoktur, ama bazı Balkarlar Adıge köylerine yerleşmiştir. Bu nedenle, az sayıda da olsa Adıgece bilen Balkar ve Ruslara rastlanmaktadır.

Cumhuriyet yönetimi, 1990'da aldığı bir kararla, Cumhuriyet topraklarında doğmayanların ülkeye (Kabardey-Balkar'a) yerleşmelerini yasaklamıştır. Buna Adıge (Kabardey) ve Balkar kökenli olanlar dahil edilmemiştir. Çünkü Kabardeylerin bir bölümü kafileler halinde, baskılar yüzünden 1860 yılından başlayarak 1903 yılına değin dış ülkelere göç etmişlerdir. Hajret Kabardeyleri de dahil göç edenlerin sayısı, belgelere göre, 20 binden çoktur. Hajret Kabardeylerinin bir bölümü öteki Adıgelere karışmış ise de, diasporadaki Kabardey nüfusu halen, en az 200 binin üstünde olmalıdır.

Prof. Andrews'in Etnic Groups in The Republic of Turkey (Almanya, 1989) adlı incelemesine göre, Türkiye'deki 47 etnik topluluk içinde "Çerkes, Abaza dilinde konuşanlar 1 milyon, Gürcüler 60 bin, Lazlar 250 bindir." (Cumhuriyet, 27.03.1991)

Kafkasya dışında en çok Kabardey, Türkiye'dedir. Kayseri, Sivas, Tokat, Amasya, K.Maraş, Adana, İçel, Ankara, Eskişehir ve Balıkesir illerinde yerleşenler, daha sonra oralardan İstanbul'a ve başka illere göç etmişlerdir. Ayrıca Ürdün, Suriye ve ABD'de de önemli bir Kabardey nüfus yaşamaktadır.

Dolayısıyla Kabardey Balkar Cumhuriyeti'nde de; Adıgey Cumhuriyeti'nde olduğu gibi, anavatan dışında yaşayan Kabardey ve Balkarlardan bir bölümünün, zaman içinde dönüş yaparak ata topraklarına yerleşeceği düşünülebilmektedir. Bu konuda, gerek Adıgey, gerekse Kabardey-Balkar Cumhuriyetleri'nde sevindirici gelişmeler görülmektedir.

Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nin yerel yönetimler olarak ilçe meclisleri, köy meclisleri ve bunlarca seçilen yönetim organları 'Yürütme Komiteleri' vardır.
 


Kayıtlı

Özgürlüğün yolu tek başına bile olsa kendi inancına bağlı kalmaktır
neguay
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 14


adiga


« Yanıtla #8 : 04 Haziran 2008, 23:56 »
Konuyu bölYukarı git

türkiyede  yaşayan bir  cerkes uluslararası bir yarışmada  ödül  aldıgında kuzey kafkasya kökenli bir  türk mü denmesi  gerekiyo  bence  (evet) ayrı bir  tartışma

Kayıtlı

........
HATKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6


« Yanıtla #9 : 05 Haziran 2008, 21:36 »
Konuyu bölYukarı git

Khaberdey bölgesinden göç, barış koşullarında gerçekleşti. Göçün temel nedeni, Rus hükümetince sürdürülen katı koloniyalist politikadır: Küçük köylerin büyük köylerde birleştirilmek (toplanmak) istenmesi, bir bölüm toprağın Ruslara verilmesi gibi nedenler kızgınlığa ve göçe yol açmış olmalıdır.




Sayın hayrettin bey.Araştırmacı ruhunuza hayranım.Ama burda sizinde yazdığınız gibi bir barış çerçevesinde göç olayından bahsediliyor.Bir çok soy daşımızda sürgün olduğunu kabul ediyor.Burda çelişkiye düşmemek zor.Veya bu tarih alıntısının önemi olmadığınımı varsayacağız.



Sevgili neguay bir fert hangi ülke vatandaşı ise o ülke adına girdiği yarışmada o ülkeyi temsil ettiğinden yasal statüde o ülke vatandaşı olarak anılacağından kökenini sorgulayamıyorsunuz.Zaten bizlerde türkiye gözü ile bakıldığımızda bizlere kafkas türkleri gözü ile bakılmıyormu.Bu koşul sadece bizim için değil tüm dünya ülkeleri için geçerli bir kavram.Eğer bizlere kafkas kökenli çerkez denilmiş olsa idi bizde azınlık statüsüne dönmüş olurduk.Bir ülkede azınlıklar ve iltica etmiş insanlar o ülkede bazı haklardan mahrumdur.Nedeni biliyorsunuzki bazı din,dil,ırk,kültür ve tarih ortaklığı özelliklerini tam olarak gerçekleştiremedikleri için.Gönül çok şeylerin gerçekleşmesini istiyor ama olmuyor.
Saygılarımla.

Kayıtlı
Rafet Dzibe
Rafet DZIBE
Çiğ Damlası
*

Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 430



« Yanıtla #10 : 05 Haziran 2008, 21:56 »
Konuyu bölYukarı git

Sayın Neguay,

Haklısınız, karışık olmayan ülke yok gibi. Ama Adigey'de de Adige olmayan birisi dünya çapında bir başarı elde edildiğinde öyle yazılıyor ve anılıyor; Adigey en başarılı şekilde temsil eden Adigey Ermenisi ........ca. deniyor ve herkes mutlu oluyor. Ama onlar orada demokrasinin unsurlarından sayılıyorlar, buradaki gibi bölücü unsur olarak görülmüyorlar. Bölücülükten bu ülke çok çektiği için her şeyden kuşku duyuyor doğal olarak.

Umut bitmez, belki bir gün dediğiniz gibi ödül aldığımızda bizim için de Kuzey Kafkas Asıllı Çerkes ........... derler inşallah.

Kayıtlı
hayrettin turan
TYKO
Çiğ Damlası
*

Puan: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 67


« Yanıtla #11 : 06 Haziran 2008, 20:38 »
Konuyu bölYukarı git

         Değerli Hatko kardeşim, haklısınız bu bölümü alıntı olarak almıştım. Konuya düzeltme yapıyorum.Sürgünün ardından yaşanan sözde barış koşulları demek lazım.Teşekkür ederim.

    Kafkas Savaşının bitiminden sonra Çarlık, Kafkasya'nın ilhakı için son olarak yerel yönetim reformunu uyguladı. Ana Kafkas Silsilesinden sonraki bütün kuzey bölge Kuzey Kafkasya olarak adlandırılarak Terek ile Kuban Bölgelerine ve Stavropol Eyaletine ayrıldı. Bütün Kuzey Kafkasya halkları kendi topraklarıyla beraber isimlendirildi ve Terek bölgesine dahil edildi. Kabardeyler ve 5 Balkar partisi bir araya gelerek ülkesel bir birlik olan Kabardey Bölgesini kurdular.1869'da (Terek Bölgesinin yönetim reformuna müteakip) Kabardey  Bölgesi'ne yeni bir isim verildi, Georgian (Georgievsky) Bölgesi, (daha sonra Nalçik Bölgesi oldu).

--------------------------------------------------------------------
    Konunun başına dönersek haberin kaynağı KBC/Nalçik ve haberde Rusya Federasyonuna bağlı Kaberdey (Kabardey Balkar C.'den)DİMA deniliyor.
    TC. Çerkes asıllı o kadar çok başarılı insan varki onların etnik kimliği hiç bir zaman ön plana çıkartılmamıştır.(Ethem bey hariç tabi :))
---------------------------------------------------------------------
Doç. Dr. Ufuk Tavkul
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyesi.

       "Kafkasya halkları günümüzde Abhazca, Adigece, Çeçence, Avarca, Lezgice gibi Kafkas dillerinin değişik gruplarında, Karaçay-Malkar ve Kumukça gibi Türk dillerinin çeşitli lehçelerinde veya Osetçe gibi Hint-Avrupa dillerinin İran grubuna mensup bir dilde konuşuyor olabilirler. Ancak bugün onlar için etnik bir gruba aidiyetin göstergesi sayılan bu farklı diller, onların ortak bir kültür ve kimlik altında toplanmalarını engelleyememiştir. Kafkasyalı kimliğinin temelini oluşturan etnik akrabalık ve ortak sosyo-kültürel değerler dil farklılığının üzerindedir."
diyor.   
       Ancak bu görüşün aksine günümüzde Dernek ve Grupların yapılanmaları (istinalar hariç) yıllardır ayrı ayrıdır.Aynı çatı altında birleşme çabalarına rağmen başarılı olunamamıştır.

selamlar

Kayıtlı

Özgürlüğün yolu tek başına bile olsa kendi inancına bağlı kalmaktır
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.102 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.012s, 2q)