E-KAFKASYA
19 Mayıs 2012, 19:36 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: (¯`·._.· "www.kafkasvideo.net"·._.·´¯)

 
   Forum Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: DEMOKRASİ GİRİŞİMİ ve POLEMİK SEVDASI  (Okunma Sayısı 755 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KafkasKonfederat
Çiğ Damlası
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4


« : 15 Ocak 2010, 14:06 »
Konuyu bölYukarı git

12.01.2010
Erhan Hapae

Çerkesler içinden bir gurubun başlattığı ve 'Demokratik Açılıma' destek niteliğinde görerek, benim de destek vermek istediğim ‘Demokrasi Girişimi’ ortaya çıkalı beri çeşitli eleştiriler alıyor. Bu konuda Schamis’in ‘İntihar’ yazısı ve Hatam’ın sanıyorum üçüncü eleştirel yazısı CC'de yer aldı. Schamis’in ‘İntihar’ını bir başka yazıya bırakıp sayın Hatam’ın ne demek istediğini anlamaya çalışalım.

Hatam, Türkiye’de demokrasinin gelişmesini istiyor mu yoksa böyle bir olasılıktan korkuyor mu çok anlayamıyorum. İkisi de çok yabancı düşünceler değil biz Türkiye’de yaşayanlar için. Bunu isteyenler var ve birde demokrasiden ödü kopanlar.

Ödü kopanları anlamak kolay: Bu ülkede hiçbir zaman açıklık ve sivil egemenlik olmayacak diye düşünce geliştirip ona göre bir hayat kurmuş olanlardır onlar ve bir tesadüf tırmandığı bürokrasi veya iş dünyasında, kapalı toplumun nimetlerinden istifade etmiş ve sonunda bu nasiplenmenin sürdürebilmesi için önce küçük ve masum, sonra hiçte masum olmayan büyük suçlar işlemiş olanlardır, demokrasiden ödü kopanlar. Birde hiçbir suça katılmadığı halde katılanları bilip, söylememiş olanlar. Birde demokrasi geldiğinde artık anlamsızlaşacak gazeteler, meslek sahipleri, mesela korucular. Birde dünya görüşünü tek parti üzerine kurmuş CHP, tek millet üzerine kurmuş MHP gibi partiler.

Hatam dönüş hareketi adına kaygılanıyorsa eğer, ‘Dönüş’ Türkiye’de süren baskı düzenine güvenerek kurgulanmış bir hareket midir? Ülkeye demokrasi gelirse ‘Dönüş Hareketi’ çökecek mi yani? Bir baskı düzeninden başka bir baskı düzenine gitmek daha bir kolaydır, demokrasilerden baskı düzenlerine dönmek imkansızlaşır korkusu mu var yoksa?

Böyle kaygılara gerek yok. Bak Suriye’den dönen de çok fazla değil, orası Türkiye’den çok daha beter.

Yok, kişisel olarak itirazları nedeniyle karşı çıkıyorsa onu bilemiyorum tabi. Öyle olmasını da aklım almıyor. Askeri vasilerin yönettiği bu düzenden ne menfaati oldu ki eski zamanda ve bundan sonra ne menfaati olacak. Mesele bu değil.

Mesele şu olabilir. Biz bunları 34 yıl önce söylemiştik, siz ne geveliyorsunuz şimdi?

Eğer mesele buysa yakışmıyor bir. İkincisi, o metni kaleme alan Fahri Huvaj bu girişime destek vermiş imzalayıp. Üçüncüsü o 17 maddelik bildirinin içinden Türkiye için demokrasi talebi filan gibi bir şey okuyamıyorum ben. Okuyabilen varsa anlatsın. Dönemin devrimci siyasi ikliminden alınıp yumuşatılmış ‘yapılmalı-edilmeli’lerle dolu bir bildiri. Devrimciler demokrasinin 'de’sine bile tahammül edemedikleri ve öyle bir şey vaat etmedikleri halde, yazdıkları bildiriler ‘Demokrasi’ kelimesinden yıkılırdı, bilirsiniz. Ecevit’in ‘toprak işleyenin-su kullananın’ deme gafletinde bulunduğu gibi.

Velev ki 34 yıl önce doğruyu bulmuşsunuz, peki şimdi derdiniz ne?

Bir defa şunu belirteyim, halkın demokrasi talebi bu ülkede çok yeni ve bu, esasen askeri vesayetin kaldırılmasını hedefliyor. 34 sene önce ne dönüşçülerin, ne devrimcilerin ne de geride kalanların fark ettiği vardı böyle bir şeyi, nede talep ettiği. Bu gün geriye baktığımızda, hepsinin isteği şuydu aşağı yukarı; iktidar bizim olsun, düzen aynı kalsın. Bu gün istenenler çok başka şeyler.

‘Devlet açılım deyince’ ortaya çıktılar diye bir hor görme var birde. ‘Ucuz kahramanlık’ vesaire. Ah keşke, devlet açılım diyebilse de bir, halkın bir kahramanlık yapmasına-etmesine gerek kalmasa.

Devlet öyle bir şey demiyor bir kere onu belirteyim. Onu diyen, sivil bir parti sadece. Meclisin diğer yarısı, ordu ve yüksek yargı, yani namluları ve kanunları elinde tutanların hepsi karşı açılıma. Onlar darbe planları yapıyorlar her gün yeniden, partiyi kapatmak için ellerinden geleni ardına koymayan savcılar alesta bekliyor. Demokrasi derinliği çokta fazla olmayan AKP, baktı ki demokratikleşme olmazsa kendisini telef edecekler, AB ye sığınıp demokrasiye sarılmak zorunda kaldı. İki ileri bir geri, bazen cesur bazen uzlaşmacı gel-gitler içinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Cesaretlendirilmesi gereken durum budur ve buda tüm Türkiye halkına düşüyor. Tabi Çerkesler de dahil buna.

Girişimi başlatanlar, bunu bir şekilde sezmiş ve demokratik değişimi cesaretlendirmek gerektiğini anlamışlarsa bunun neresi kötü?

Söylemlerini zayıf, sözcülerini yetersiz bulabilirsiniz ama amacınız bumu gerçekten? Orada çok çeşitli görüşlerden bir araya gelmiş insanlar ortak ve doğru bir şey yapmaya çalışıyorlar. Yarın, söylemde gelişir, sözcülerde değişir, ne önemi var bunun. Aslolan niyet değil mi?

Özgürlükler sadece Kürtler için gelmez merak etmeyin, ülkeye özgürlükler hakim olursa Çerkesler bundan muaf kalmaz. Niyetinizin kötü olduğunu söylemeye de dilim varmıyor ama yaptığınız eleştiri tarzları, Ergenekoncuların pozisyonuna düşürüyor sizi.

Etmeyin.

CARI

http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/yorum/hes/138_demokrasi.htm

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.092 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.024s, 2q)